24 Eylül 2009 Perşembe

2008-09 Samsun Yolspor





bu formanın "nefis" bir öyküsü var... samsun yolspor 1963-64 sezonunda amatör kümede olmasına rağmen türkiye kupasında çeyrek finale kadar çıkar ve rakip beşiktaştır. herkez beşiktaş fark yapacak diye beklerken samsun yolspor beşiktaş'a kök söktürür ve beşiktaş zar zor eler samsun yolspor'u... bu yüzden de macanilarinda yerini almıştır samsun yolspor...

ilhan akbaş adında bir samsunspor taraftarından mail gelir macanilari.com'a. mailde samsun yolspor'un hala yaşayan bir takım olduğunu ama sitede logosunun olmamasından yakınır ilhan bey. ben logoyu bulamadığımı belirttim ve ellerinde logo varsa seve seve yayınlayacağımı söyledim. ilhan bey bana logoyu göndermeden önce hollanda'da yaşayan ve şu anda nette bulacağınız neredeyse tüm "yüksek kaliteli" takım logolarını çizen mehmet bana logoyu bulduğunu söyler ve atar. bu arada ilhan bey de logoyu maili atar. logolarda bir fark vardır. mehmet'in gönderdiği logo sarı, ilhan beyinin gönderdiği logo turuncu renktedir. kendisine hangisi doğru diye sorduğumda samsun yolspor'un turuncu-siyah olduğunu söyler...

bu arada ilhan bey'e samsun yolspor formasını nasıl bulacağımı sorduğumda bana "ben size bulurum" dedi. ben de ücreti neyse göndereyim dedim. ilhan bey "olur mu öyle şey" diye cevap verdi...

yaklaşık 2 hafta sonra ben budapeştedeyken bir mail geldi ilhan bey'den. formayı ayarladığını ve kargoladığını yazıyordu ilhan bey. heycanlandım. ankaraya gelir gelmez ilk iş kargoya gitmekti. kargoyu aldığımda biraz şaşırdım çünkü kargo beklediğimden ağırdı... için açınca afalladım. çünkü ilhan bey, forma, şort, çorap, flama... yani full takım göndermişti. bir de formanın arkasına 6 m.ali çetinkaya yazdırmıştı. inanılmaz sevindim ve mail atıp çok teşekkür ettim...

bana nereli olduğumu bilmediğini ama gençlerbirliği taraftarı olduğumdan 6 numara yazdırdığını söyledi bende isabet olmuş çünkü hem ankaralıyım hem gençlerbirliği taraftarıyım dedim...

1963-1964 Sezonu Türkiye Kupası Çeyrek Final 1. Maçı
Samsun Yolspor [A] 0-1 Beşiktaş
http://www.macanilari.com/getir.php?fid=196319648603

1963-1964 Sezonu Türkiye Kupası Çeyrek Final 2. Maçı
Beşiktaş 2-1 Samsun Yolspor [A]
http://www.macanilari.com/getir.php?fid=196319648607

2007-08 Nick Carle (19) -Gençlerbirliği-





tam adı Nicholas Alberto Carle ama kısaca Nick Carle olarak biliniyor avustralyalı futbolcu. 2007-08 sezonu öncesi gençlerbirliği'ne imza attığında büyük heyecan yaratmıştı bizlerde... hemen videolarını izlemiştik. topun üstüne basıp yön değiştirdiği hareketi de "default"uydu carle'ın... fuat çapa ile sezona giren ekibimizde nick carle ilk maçlarda ortasahada free oynadı. o maçlarda en ufak hareketi bile bizleri hareketlendirmeye yetiyordu... kasımpaşa maçında attığı gol felan derken fuat çapa gitti bülent korkmaz geldi başa. her gittiği yerde olduğu gibi br futbolcuyla çakıştı! nick carle'ı oynatmamaya başladı derken nick carle resti çekti ve gitti... çok yazık oldu çoooooook!

10 Eylül 2009 Perşembe

2001-02 Souleymane Youla (11) -Gençlerbirliği-






ilk futbolcu formam olması açısından önemli bir formadır benim için. bu formanın çok uzun bir hikayesi var aslında. istanbul'da yaşayan galatasaraylı can ciğer kuzu sarması arkadaşım hakan gözkan'da formayı görünce hemen kulis çalışmalarına başlamıştım. ama eleman nuh diyip peygamber demeyince bir türlü formayı alamadım. 2002-03 sezonunda ankara'daki beşiktaş maçında giymek için formayı istediğimde hakan "olur" demişti. istanbuldan maç için gelirken yanına getirdi ve bu formayı giyerek maça gittik.

formanın hakana gelişi de ilginç;

hakanın bir arkadaşı ankaraya gelir. gençlerbirliği kulübüne gider ve tanıdğı futbolcuyla muhabbet ederken ondan bir forma ister. adam formayı getirmek için gider gelirken elinde birde fazladan forma vardır. "bizim youlayı gördüm yolda ondan da aldım forma" der ve bu iki formayı elemana verir. hakan da ondan alır bu formayı.

"sana galatasaray forması alayım sen bana bu formayı ver" diye önerilerim sonunda kabul edildi ve hakan formayı bana hediye etti.

sağolsun varolsun :)

haziran 09'da viyana'da hakan'ın yanına gittiğimizde bu forma muhabbeti açıldı. biraz lak lak ettik. kolay değil 6 yıl geçmiş üzerinden...

üste bahsi geçen beşiktaş maçında bu forma üstümdeyken ben, hakan ve kuzenler ile beraber çektirdiğimiz fotoyu nikahımızdaki slaytta da kullanmıştık. bu da formanın ayrı bir hikayesi :)

ilgili gençler beşiktaş maçı;
2002-2003 Sezonu Süper Lig 32. Hafta Maçı
Gençlerbirliği 1-2 Beşiktaş
http://www.macanilari.com/getir.php?fid=200220033209

9 Eylül 2009 Çarşamba

2008-09 Mehmet Uslu (88) -Hacettepe-





gençlerbirliği oftaş takımının 2008-09 sezonuna isim değiştirip hacettepe olarak girmesi benim gibi ankara futbol tarihini bilen ya da ilgilenen birçok futbolsever için heyecan yaratmıştı.

hacettepe'yi mor forması ile sahada görünce formaya aşık olmuştum. ama tipik gençlerbirliği kulübü yönetimi hareketi olarak mor forma asla satışa çıkmadı. taraflı tarafsız bir sürü futbolsever bana "mor formayı nereden alırız, nerede satılıyor" diye sordu ama ben "maalesef satılmıyor" diye cevap verdim....

eşin, dostun sayesinde genç futbolcu "mehmet uslu"nun hacettepe formasını bulduğumda inanılmaz sevinmiştim... serkan saldırır diye giymediğim daha maçlarda ama bir ara giyeceğim :)

2010 Dünya Kupası Arjantin





ilk gördüğüm an aşık olduğum forma! arjantin mavisini hep sevmişimdir. e doğal olarak arjantin'in klasik çubuklu formasını da... formada benim en çok ilgimi çeken şey formanın tüm önünü kaplayan AFA (Arjantin Futbol Federasyonu) armasının girinti şeklinde silüeti... Bu şekilde girintilerin liverpool gibi takım formalarının bir köşesinde ufacık olarak "güvenlik" amaciyla kullanıldığını biliyordum ama ilk kez bu kadar büyük bir silüet gördüm. üstteki fotolarda bu silüet ne yazık ki çok belirgin değil ama gerçekten nefis...

formanın fiyatı 79 ytl idi. haliyle çok pahalı geldi ama her adidas dükkanına girip bir kere bakıp çıkıyordum. alıp almama kararını verme aşamasındayken kerem tuksal doğum günü hediyesi olarak bana bu formayı alınca gözlerim yaşardı :)

kirlenmesin diye dışarıda giymeye çekiniyorum ama giyeceğim :)

8 Eylül 2009 Salı

2005-06 Sertan Eser (11) -Gençlerbirliği-





2005-06 sezonu ikinci devresinin ilk maçında deplasmanda fenerbahçe ile oynayacağız. evde oturmuş heyecanla takımın sahaya çıkmasını bekliyoruz. turuncu formalı bir takım sahaya çıkıyor. önce algılayamıyoruz bunlar gençlerli mi fenerli mi diye? sonuçta ilk yarıda bizim böyle bir formamız yoktu olsa olsa fenerlidir bunlar diyoruz. spikerde şaşkın bir şekilde "ve gençlerbirliği hiç alışık olmadığımız bir forma ile sahaya geliyor" diyor. "yahu bunlar bizimkilermiş" diyorum :)

bir sezon önce uefa kupası 4. turunda ankara'da oynadığımız maçta valencia'nın giydiği deplasman formasını andırıyor forma. çok hoşumuza gidiyor. hatta hemen satışa çıkınca bir adet alalım diye plan yapmaya başlıyoruz. maç kötü gidiyor hatta rezil... hiç bir şey yapmadan 3 tane yiyiyoruz...

maçtan sonra gencler.org ve alkaralar.com gibi gençlerbirliği sitelerine mesaj yağıyor. bu forma satışa çıkacak mı? çıktı mı? nedir diye. herkes çok beğenmiş durumda. ama o da ne -gerçi uzun süre gençlerli olanlar için bu şaşkınlık olmaz çünkü kulübün yaptığı saçma sapan işlere alışıktır- kulüp formayı satışa felan çıkartmıyor. herkezin hevesi kursağında kalıyor... zaten takımda 3-0dan sonra formayı "uğursuz" ilan edip bir daha giymiyor... "sanki forma oynamadı maçta" diyoruz arkadaşlar arasında...

ligin son maçına kadar giyilmeyen forma ankara'da ligin son hafta maçında giyiliyor. eğer bu maçtan 1 puan alırsak uefa kupasına gideceğiz. ilginç olan aynı gün kulüpte seçimler var. cavcav'ın bir gün önce 1200 naylon üye yaptığı söyleniyor. aynı gün denizli'nin de fenerle maçı var. fener kazanırsa şampiyon olacağı için çoğu kişi feneri şampiyon ilan etmiş durumda...

rize türkiye futbol ligi tarihinde gençlerbirliği'ni ankara'da ilk kez yeniyor. hem de yedek kadrosuyla...

cavcav 1200 naylon üye ile bakanlığa seçiyor ve gençlerbirliği geri dönülmez bir yola giriyor...

kısacası 2. kez giyilen gençlerbirliği'nin en farklı -ve sanırım kırmızı-siyah-beyaz dışında farklı renk olan ilk ve tek- forması yine "uğursuz" geliyor. ve bir daha asla giyilmiyor...

ilgili maçlar;

2005-2006 Sezonu Turkcell Süper Lig 18. Hafta Maçı
Fenerbahçe 3-0 Gençlerbirliği
http://www.macanilari.com/getir.php?fid=200520061804

2005-2006 Sezonu Turkcell Süper Lig 34. Hafta Maçı
Gençlerbirliği 1-3 Çaykur Rizespor
http://www.macanilari.com/getir.php?fid=200520063403

2010 Dünya Kupası Meksika




2010 Dünya Kupası için özel olarak hazırlanmış Meksika Milli takımı forması...

Sevgili arkadaşım Mert Hamut'un fikir abalığıyla ve Alef, Işık, Erdim, Merve ve Ufuk'ın "olur neden olmasın" nidalarıyla alınan doğum günü hediyem. Çok güzel ve özel bir forma. bir de kırmızı-siyah euro 2008 topu da var ama konu dışı :)

İşin ilginci alır almaz formayı giyip denemiştim. Alef bana garip garip bakıp, "mali küçük olduysa değiştir" demişti. ben önce algılayamamış ve bir kere daha bakıp "yoo gayet iyi oldu" demiştim. alef ısrar etmişti, "ama kolları kısa..." bende o an forma kolunun 3 çeyrek uzun olduğunu farketmiştim.

kolrksiyonumdaki tek 3 çeyreklik kola sahip formam olur kendisi aynı zamanda :)

7 Eylül 2009 Pazartesi

2006-07 Lars Fredrik Risp (3) -Gençlerbirliği-





2005-06 sezonunda Gençlerbirliğimize adım atar atmaz farkını gösteren, her maçın ardından tribünlere gelerek taraftarı alkışlayan, 1.5 senede 49 kez giydiği Gençlerbirliği forması ile defansta görev alıp sadece 3 sarı kart gören, "temiz" son dakika müdahaleleri yapan muhteşem defans oyuncumuz Lars Fredrik Risp'in 2006-07 sezonunda giydiği forma...

Kısa zamanda Gençlerbirliği taraftarlarının sevgilisi olmuştu Risp. Defansı toplayan adamdı. Lamine Traore ile birlikte süper bir ikili oluşturmuşlardı defansın göbeğinde... 3 ile 5 numaranın muhteşem uyumu ile bir çok maçı gol yemeden tamamladık...

Ama Cem Onuk ve Cavcav bu kadar iyi bir adamı sadece ve sadece 1 milyon dolar gibi komik bir rakama hem de "devre arasında" Trabzonspor'a sattı. Ne komiktir ki devre arasına Türkiye Kuapası Çeyrek Finalisti ve lig liderinin 2 puan gerisinde 4. olarak giren Gençlerimiz ikinci devre Risp'in gidişi ile bir türlü defansı toplayamadı. Türkiye kupası çeyrek finalinde Fenerbahçe'nin yedek kadrosuna karşı rezalet savunma yapıp yenildi ve elendi. Ligde neredeyse tüm hava toplarını kalemizde gördük. Velhasıl kelam ligin bitimine 4 hafta kala matematiksel olarak kümede kalmayı garantiledik...

1 milyon için değer miydi böyle bir futbolcuyu satmaya?

"Lars Fredrik Risp" bence Türkiye'ye gelmiş en iyi savunma oyuncularından biriydi. Kısa sürede kendini kanıtladı ve taraftarın sevgilisi oldu ama Cavcav ve Cem Onuk Risp'i satarak bence artık bu kulübe hiçbir şey veremeyceklerini kanıtladılar. Risp'in gidişi Cavcav'ın devrinin de bittiğini göstermektedir...